Jamais Vu - İlk defa yaşayanlar

14/10/2007 - Benim salak kalbim – 3

Kategori: Hikaye

 

 

Neredesin ?...

En yalnız zamanlarımda bu soru düşüyor aklıma,

Hayır, en yalnız değil, en sensiz zamanlarımda…

 

Hâlâ senleyim bazen…

Gözüm kapalı dokunurken ya da öperken birini,

Hep sensin sanıyorum,

Daha sıkı sarılıyorum,

Üzerine sinen gelincik kokusunu değil,

Senin kokunu arıyorum.

Bulamayınca açıyorum gözlerimi,

İtiyorum kollarımdakini…

Yine sensiz kalıyorum.

Neredesin ?

 

Bir uçurumdan aşağıya yuvarlanmış gibiyim,

Çok yükseklerden düşmüş gibi…

Biliyorum, geri dönemeyeceğim…

Adın çığlığım olsun istiyorum bu yüzden,

Seni üzerime bir çığ gibi düşürsün.

 

Hâlâ uslanmadım…

Dayanamıyorum duygusuzluğa,

Söküyorum bütün nasırlarını bir zamanlar en hassas olan yanlarımın.

Yeniden darbe almalarından korkuyorum…

Ama bu sefer başka olacak… Bu sefer başka…

 

Keşke diyorum… Kalsaydın ebedi.

Senden başka kimsenin beni incitmesine izin vermeseydin.

İlk olduğun gibi, tek olsaydın hep…

Ben de, annesinden tokat yemiş bir çocuk gibi,

Sana sarılıp ağlasaydım.

 

Çıkıp gittin sevgimin bahçesinden,

Kalbimdeki seni terk ettin.

Gelincikler içinde adını bilmediğim mor bir çiçektin,

Giderken fısıldadın adını… Unutma beni.

 

Unuttum seni…

Neredesin ?

 

Duracağım burada
Gidişini seyredeceğim
Kıpırtısız, sakin gibi görüneceğim
Kavgasız olacak, fırtınasız olacak
Saçma sapan olacak
Organlarım birbirine vuracak
Arkandan sessiz bakacağım
Ben yine salağı oynayacağım...

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/9/2007 - Benim salak kalbim – 2

Kategori: Hikaye

 

Bu günlerde hep aynı şarkı var dilimde,

Seni hatırlatıyor bana…

Belki de sen girdin yine aklıma ve ağzımdan o şarkının sözleri dökülüyor durmadan,

Adresinde sadece sevgin olan dilek mektupları gibi,

Hüzün zarflarına koyup, suskunluk pullarını yapıştırıp sana gönderiyorum.

Eline ulaşsalar anlardın biliyorum,

Mevsimin sonbahar olduğunu, bir susmanın içinde yaşadığımı…

İsmini bile düşünmüyorum aslında,

Sadece sevginin kalbimde ağırlığınca bıraktığı izini okşuyorum.

Hala seni arıyorum…

Hiç yaşamadığın şehirlerde bütün sokaklara bakıyorum geceleri.

Adının baş harfi yırtık bir rehberde, bütün numaraları çeviriyorum ümitle…

Senin gibi gülümsemeyen,

Parlak siyah gözlerle derinliklerime kadar bakamayan,

Bazen kızgınlığı ile, bazen de aşkı ile tehdit etmeyen,

Buhran nöbetlerimde içine sokulduğum yalnızlıklardan beni çekip alamayan,

Yani, sana bir nebze bile benzemeyenlerde arıyorum seni…

Katlanamıyorum çünkü, senden çalınmışcasına duran o güzelliklere.

Sevmediğim yanlarına tercih ediyorum en sevimsizleri…

 

Bazen sesini duyar gibi oluyorum, uykumdan uyanıyorum,

Sessizce bekliyorum gitmeni,

Gitmezsen ağlamakla tehdit ediyorum…

 

Ben giderken, hiç ağlamamıştım…

Gözlerinden durmaksızın akan yaşları silerken ellerim, anlamamıştım.

Şimdi anlıyorum, kaybetmenin terkedilmekten daha çok acı verdiğini…

 

Hala seni arıyorum…

Hiç bulmak istemiyorum.

Sadece aramak…

Dilimde aynı şarkı…

“Senin gibi, beni kimse sevmedi…”.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/7/2007 - Benim salak kalbim

Kategori: Hikaye

“ Seni çok seviyorum ” dedi yine her zamanki gibi hüzünlü bir sesle...

Her söylediğinde, biraz daha uzaklaşmış oluyordum ondan,

Bu yüzden hep hüzünlüydü sanki sesi.

 

“ Ben insanları öpmeyi pek sevmem ” derdi eskiden,

Gözyaşları, kuru ve durgun yüzümü ıslattı öpüşleriyle.

“ Ben biraz fazla gururlu biriyim ” demişti bir keresinde,

Yalvarışları içimi acıtıyordu, kendimi çok suçlu hissetmeye başlamıştım.

 

“ Ben, başkaları gibi, aşklar yaşamadım!… İlk ve tek aşkımsın sen benim.

  Teksin !... Bunu anlıyor musun ?  Çünkü senden sonra da olmayacak ! ” dedi.

Hala öğrenememişti, onun acı çekmesinden asla zevk almayacağımı ve almadığımı…

“ Sen benim aşkım değilsin, aşk denen şey SENSİN benim için ! ” diye haykırdı.

“ Beni bırakıp gidersen aşksız kalacağım.

   Başkalarını değerlendirirken hep senle kıyaslayacağım ve her defasında seni tekrar     

   özleyeceğim. ”

 

Neden onu terkedecek birini bu kadar çaresizce hala sever ki bir insan, diye düşündüm.

Sonra anladım ki; asıl terkeden ben değildim, o idi…

Küçük hatalarıma, hep büyük hatalarla cevap verirdi,

Ben kızgınlığımı bir bakışla anlatsam, o hakaretlerle savururdu öfkesini üzerime.

Beni bağışlamazdı, özür dilemezdi, çaresizliğimde yanımda olmaz, yalnızlığımda göğsüne bastırmazdı.

Ona çırpınarak koşuşlarımı, donuk bakışlarla izlerdi.

En kötüsü de, o girsin diye açtığım kalbimi yaralamayı iyi bilmesiydi…

Yıllar süren iç kanamalarım bu yüzdendi…

 

İçinde ve dışında savaşlar veren, bu savaşlarda kendini hep öne atıp en çok yara alan olmak,

Sonra da bir gün, yorgun ve yenik düşmek terketmek olamaz !...

Terkediş çok önceden gerçekleşmiştir ve terkeden ise yerde yatan o derin yaraların sahibine ıslak gözlerle bakan kişidir.

 

“ Bu gün seni son sevişim ” dedim. Gözlerim uzun zamandır ilk defa nemlenmişti.

“ Seni hep ulaşmak istediğim boyutta seveceğim bugün. Bunu çok arzuladım.

  Sana rağmen, bugün çok seveceğim seni… ”

 

Çok sevdim onu. Bütün kalbimde hissettim.

Bana çektirdiği acıları, hakaretlerini, arkasını dönüp gitmelerini, ihanetlerini, yanaklarını,  

şen şakrak konuşmalarını, boynuma sokuluşlarını, saatler süren sessiz sarılışları, ağlayışlarını,

benim dünyama hiçbir zaman girmeyişini deli gibi sevdim.

Kimisi okşadı beni, severken; kimisi de diken gibi battı yüreğime.

Ama hepsini, herşeyini sevdim bir günlüğüne… Ve gün bitti.

 

Vedalaşmamıştık… “Yarın da görüşelim” dedim sevgimin sarhoşluğu ile.

“Gelemeyebilirim” dedi.

İkimiz de inanmamıştık sonsuza kadar ayrıldığımıza.

“Biz yine beraber olacağız, buna eminim” dedi.

“Bana da öyle geliyor… Ama şu an hiç istemiyorum bunu.” dedim.

Bir daha hiç görüşmedik.

Vedasız bir ayrılık, inançsız bir bitişti…

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

"deja vu'nun bir de tersi vardır. buna jamais vu denir. sürekli aynı insanlarla karşılaşıp aynı yerlere gidersiniz, ama her seferinde ilk kez olmuş gibi hissedersiniz. herkes her zaman yabancıdır. hiçbir şey tanıdık gelmez." Şu an ilk nefesinizi alıyorsunuz, İlk defa görüyor, duyuyor ve hissediyorsunuz. İlk sözcükleriniz dökülecek şimdi ağzınızdan. İlk düşünceler belirecek. Nasıl başlayacağınıza siz karar verin... ---------------------------------------

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

kaybolusculuk
yagmurlagelen
sokakedebiyatinet