30/4/2008 -
Beşiktaş'tan motora binmiştim. Bir tane karanfilli sigara içmiştim. Üsküdar'a çıkmıştım. Arkadaşların evine gitmiştim. Oturmuştuk. Konuşmuştuk. Gülmüştük. Durmuştuk. Vakit geçmişti. Vakit çok geçti. Biz de geçmiştik. Herşeyden... Gözlerimiz kısık, oda dumanlı ve karanlık ve sessizdi. Ve şarkı çalıyordu : "Ve hayat herşey yolundayken, dur dedi artık. ...Ve hayat ki canına tak etmişti, sus dedi artık." Hepimiz volta atıyorduk gömüldüğümüz koltuklarda, ağlamaklı bir boşvermişlik ile s..tir ettiklerimizin bilançosunu çıkarmak arasında. Benim telefonuma mesaj gelmişti birisinden. Vazgeçmiştim. Neden ? Ve şarkı devam ediyordu, biz susarken : "Uğraş didin. Farklı şeyler yapmak için... Üç kişi ya da beş kişi anlar."
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/4/2008 -
Ben duygularına dokunmak istedim aslında, Ama izin vermedi etten duvarlar.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/4/2008 -
Basit kurbağaları öpmüş, iğrenç prenses... Çek şu dudaklarını benden. Vroak !
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/4/2008 -
- Kucağında, bir kedi gibi uyumak istiyorum.
Erkeğin gülümsemesi ve bakışları 1.3 saniye boyunca donar.
- Noldu ? - Hiç... Sadece... Eski kız arkadaşım da aynen böyle söylerdi.
Kız kaşlarını çatar.
- O zaman bir daha asla söylemeyeceğim.
Erkek denize bakar.
- Başkalarına verdiğin hiçbir şeyini de istemem asla.
Kız susar. Oysa başkalarına da susmuştur böyle.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/4/2008 - Bataklık
Sarılma canım can havline yenik düşüp, Aynı bataklıkta batıyoruz zaten.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/4/2008 -
Hâlâ âşık bir kadınım.
Hayretle izliyorum, umutsuzluğun aşkımı kemirmesine rağmen bitirememesini.
Bitsin artık !...
İkisinden biri bitsin artık.
Kimi kandırıyorum ?
Yüzümü güldüren mesajlarını, avucumda telefonla beklerken uyuyakaldığım günler çok geride…
Ve ben, kaybettiklerimle elimde kalanlar arasında bir bölünmüşlükte öyle gelgitler yaşıyorum ki;
En güzel şeyler bile beni ağlatmaya yetiyor.
Bazen… Sevgisi kalbimden çıkmış gitmiş gibi hissediyorum.
Ama ne kokusu, ne de sesi beni bırakmıyor.
Güçlü kahkahalarını duyar gibi oluyorum kalabalıklarda,
Dönüp bakamıyorum arkama.
Bir gün çıkıverse yine karşıma,
Tıpkı o ilk gün gibi ansızın…
Benim gözlerim, onun güzel dudakları gülümsese yine…
Açıklaması, başlığından daha kısa durumlarım var benim.
Tarif etmekten korktuğum pişmanlıklarım çöreklenince içime, O’na öfke duyuşum : Çaresizliğim.
Artık hayatında olmamama rağmen, onu hâlâ içimde tutuşum : Başka aşk yok.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
"deja vu'nun bir de tersi vardır.
buna jamais vu denir.
sürekli aynı insanlarla karşılaşıp aynı yerlere gidersiniz,
ama her seferinde ilk kez olmuş gibi hissedersiniz.
herkes her zaman yabancıdır.
hiçbir şey tanıdık gelmez."
Şu an ilk nefesinizi alıyorsunuz,
İlk defa görüyor, duyuyor ve hissediyorsunuz.
İlk sözcükleriniz dökülecek şimdi ağzınızdan.
İlk düşünceler belirecek.
Nasıl başlayacağınıza siz karar verin...
------------------------------------------------------------
Mail : Fightclubmem@gmail.com
Kategoriler
ALINTILARCiNNet EdEbiyAtI - FanzinDenediklerimHikayeKISAkesilenlerMazgaldakiler - YERALTI EDEBIYATI
Arkadaşlarım
sokakedebiyatinet kaybolusculuk yagmurlagelen slavequeen
|